Zekası ile Öne Çıkan Köpek Cinsleri ve Geçmişleri

Photo of author

By admin

Kadim dostlarımız olan köpekler çoğu zaman ne söylediğimizi harfi harfine anlıyor ve hislerimizi hissediyor. Fakat sevimli dostlarımızdan bazıları bizi anlamaktan çok daha fazlasını yapabiliyor. Zekası ile öne çıkan köpek cinsleri dendiğinde bir adım öne çıkan cinsler bulunuyor.

Border Collie, Poodle Kaniş, Golden Retriever… Gelin, bu cinslerin özelliklerini birlikte mercek altına alalım!

En zeki köpek cinsleri:

  • Border Collie
  • Poodle Kaniş
  • Alman Kurdu
  • Golden Retriever
  • Shetland Çoban Köpeği
  • Labrador Retriever
  • Papillon
  • Rottweiler
  • Avustralya Çoban Köpeği

Atletik ve enerjik: Border Collie

Köpek cinsleri arasında 1915 yılına kadar henüz bir ismi olmadan “çoban köpeği” olarak anılan Border Collie türünün geçmişi 1800’lü yıllara dayanıyor. Atalarının o dönem Büyük Britanya’da bekçi ve çoban köpeği olarak görev yaptığı Border Collie, o dönem çobanların en değer verdiği varlıklardan biri olarak görülüyordu. Bu durum içlerinde en çalışkan olan köpeklerin birbiriyle çiftleştirilmesine ve yeni köpek ırklarının ortaya çıkmasına sebep oldu.

Köpeklere karşı ilgisi günden güne artan insanlar, takvimler 1860 yılını gösterdiğinde bu köpeklerin hünerlerini sergilemesi için bir çoban köpeği yarışması düzenlemeye karar verdiler. Yarışmaya katılan Hemp adında bir çoban köpeği, diğer köpeklerin aksine sürüdeki koyunları ısırmadı ya da onlara havlamadı. Sakin bakışlarıyla koyunlar üzerinde bir etki oluşturarak sürüyü sadece gözleriyle yönlendirmeyi başardı. Diğer köpeklerden farklı bir yol izlemesiyle takdir toplayan Hemp, o yarışmadan sonra Border Collie ırkının atası olarak kabul edildi.

1906 yılında Border Collie hakkında bir ırk standardı değişikliğine gidildi. Diğer ırk standartlarında ağırlıkla bahsedilen fiziksel özelliklere ek olarak Border Collie için belirlenen standartlar arasında çalışma standartları da tanımlandı. 1915 yılında, İngiltere ve İskoçya sınırları içinde kalan kökenine atıfta bulunularak bu isme Border Collie ismi verildi.

Border Collie’ler daha sonrasında Amerika’ya getirildi ve sahip olduğu yetenekleriyle Amerikalı çobanları büyüledi. Birçok insan Border Collie’nin American Kennel Club (AKC) tarafından gösteri köpeği olarak tanınmaması için çaba gösterdi. Border Collie olağanüstü yetenekleri ve zekasıyla uzun süre takdir toplamaya devam etti ve ardından 1995 yılında AKC tarafından resmen tanıdı.

Çok yakından tanıyoruz: Poodle Kaniş

Fransa’nın milli köpeği olarak görülmesine ve Fransa’ya atfedilmesine rağmen Poodle ırkının asıl kökeninin Orta Asya’dan gelip Avrupa’ya yayılan kıvırcık köpekler olduğu söylenir ve onların su kuşlarını avlamak için geliştirildiklerine inanılır. Poodle’lar oldukça eski bir ırktır, öyle ki ilk asırlardan kalma bazı Antik Mısır ve Roma uygarlığı eserlerinde Poodle benzeri köpek figürlerine rastlanır.

Standart Kaniş olarak 400 yıldan uzun süre önce kendini gösteren Poodle’lar; hava koşullarına uyum sağlamalarına yardımcı olan kıvırcık tüyleri, yüzme kabiliyetleri ve zekalarıyla mükemmel birer av köpeği olarak ön plana çıktılar. Sonrasında Standart Kanişlerin kendi içinde melezlenmesiyle ortaya çıkan Minyatür ve Toy Kanişler, sportif olmayan köpek kategorisine girerek Standart Kanişlerden ayrıldı.

Standart Kanişlerden sonra ortaya çıktıkları bilinse de Minyatür ve Toy Kanişlerin ilk olarak 1400’lerde Fransız burjuvasını memnun etmek için yetiştirildiği düşünülür. Fransız burjuvası uzun yıllar Standart Kanişleri ördek avlamak için, Minyatür Kanişleri trüf mantarı aramak için, boyca en küçük olan Toy Kanişleri de kendilerine arkadaşlık etmeleri için kullandı.

Zekaları ve kolay eğitilebilen yapıları sayesinde Poodle ırkı uzun süre askeri köpeklik ve rehber köpekliği yaptı. Kolay eğitilebilen yapıları sayesinde sirklerde gösteri köpekliği de yapan Poodle’lar 1800’lerin sonuna doğru resmi olarak tanınmaya başladı ve popülerliğini artırmaya devam etti.

K9 diye sorun herkes gösterir: Alman Kurdu

Bu ırkın tarihçesinde rol oynayan en önemli isim eski bir süvari subayı olan Max Emil Friedrich von Stephanitz. Orduda görev yaptığı zaman diliminde hayvanları sürmek ve korumak için köpeklerin kabiliyetlerine güveniyor ve 1898 yılında emekli olduktan sonra kendini köpek yetiştiriciliğine adıyor. Alman sürü köpeği yetiştirmek için yola çıkan Stephanitz, Alman Çoban Köpeklerini incelemek için türlü köpek gösterilerine katılır ancak ideal olarak tanımlayabileceği bir Alman Çoban Köpeği ile henüz karşılaşmamıştır.

1899 yılında katıldığı gösterilerden birinde kurt görünümlü, gri -sarı tüyleri olan ve gücü, uysallığı, itaatkarlığıyla kendini gösteren Hektor Linksrhein isimli bir köpeğe rastlar. Onun zekası ve gücünden etkilenen Stephanitz onu hemen satın alır ve ardından Verein für Deutsche Schäferhunde (Alman Çoban Birliği) isimli bir oluşum kurar. Amacı Hektor’un ırkından olan diğer köpekleri bulmaktır. Bu tip çoban köpeği yetiştirmek adına kurulan oluşum o kadar yaygınlaşır ki bu köpeklere duyulan ihtiyaç giderek azalır.

Stephanitz Alman Çoban Köpeğini bir “iş köpeği” haline getirmek için oldukça uğraşır. Onların polis ve orduda görev alması için bağlantılar kurar ve Alman hükümetini bu ırkı çeşitli alanlarda kullanması için ikna eder. Gösterişli yapıları, zorluklar karşısında gösterdikleri başarı ve disiplinleri, sadık ve temkinli halleri onları bugün en popüler köpek ırkları arasına katar.

Hem sempatik hem yakışıklı: Golden Retriever

Golden Retriever’ın soyu hakkında birden fazla görüş vardır. Bunlardan en yaygın olanı Golden Retriever soyunun sirkten alınan Rus bir çoban köpeğinden geldiğidir. Fakat gerçekte Golden Retriever ırkı, Lord Tweedmouth olarak bilinen Sir Dudley Majoribanks tarafından geliştirilmiştir. Lord Tweedmouth 1835’ten 1890’a kadar yaptığı çalışmalarını kayıt altına almıştır.

Golden Retriever ırkının gelişimi ile ilgili bilgilere de bu notlar kaynaklık etmiştir. 1952 yılında Lord Tweedmouth’un yeğeninin kayıt altına alınan çalışmaları paylaşması ile rivayetlerin yerini doğrular almıştır. Lord Tweedmount’un amacı yaptığı çalışmalar neticesinde suda da başarılı olabilen yetenekli, avcılık özelliğine sahip ve aynı zamanda da evde besleyebileceği sadık bir köpeğe sahip olmaktı. 

Doğan farklı tüy renklerine sahip yavruları çevresindeki kişilere vererek sadece sarı tüylü yavrular üzerinde çalışmasına devam etti. En sonunda bu çabalarından sonuç aldı.

İstediği gibi kabarık sarı tüylere sahip, avlanma yeteneği olan, iyi koku alan, suyu seven, iyi huylu ve sadık bu Golden Retriever ırkını yarattı. Golden Retriever ırkı 1920 yılında The Kennel Club of England tarafından resmen kabul edildi.

Shetland Takımadaları’nın en önemli temsilcisi: Shetland Çoban Köpeği

Atalarının Border Collie ırkı olduğu düşünülen bu köpekler İskoçya’nın kuzeyinde bulunan Shetland Adaları’nda ortaya çıkmışlardır. Adanın Kuzey Kutbu’na yakın olması ve soğuk iklimin getirdiği yiyecek sıkıntısı, adada bulunan Border Collie türünün yerine daha küçük bir çoban köpeği tercih edilmesine sebep olmuştur.

Adayı sıklıla ziyaret eden İngiliz donanması ile ilk defa İngiltere’ye ve İskoçya’ya giden köpeklere o dönem Norveççe “çiftlik” anlamına gelen Toonie adını verdiler ancak British Kennel Club tarafından Shetland Collies adıyla tanıtıldılar. Collie türünün taraftarlarının yoğun tepkileri sonucu BKC tarafından “Shetland Sheepdog” adını aldı ve “Sheltie” lakabıyla anılmaya devam etti. 1911 yılında AKC tarafından tescillenen Shetland Çoban Köpeği o dönem melezlenmesi ve orijinal kökenini kaybetmesi ile alakalı pek çok tartışmanın odağı oldu. Farklı bakış açılarını bir araya getirebilmek için o dönem Shetland Çoban Köpeği Kulübü kuruldu. 

Vefa sadece bir semt adı değil: Labrador Retriever

Kökeni Kanada’nın Newfoundland ve Labrador eyaletleri olan Labrador Retriever’lar; 1700’lü yıllardan beri bölgedeki yerel balıkçılara avlanma esnasında yardım eden, avlanmanın dışında da balıkçıların aile hayatının bir parçası olarak görünmektedir. İngiltere’ye onları ilk defa ithal eden Kont Malmesbury tarafından da bugünkü “Labrador” adını aldılar.

Sahip oldukları bütün iyi özelliklere ve ünlerine rağmen Labradorlar 1880 yılında nesillerinin tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kaldılar. İlk ortaya çıktıkları yerlerden Newfoundland’deki hükümetin getirdiği kısıtlamalar ve vergi yasaları sebebiyle birden fazla köpeğe bakılmasına izin yoktu ve dişi köpek sahiplerinin daha fazla vergi ödemesi gerekiyordu. Köpek sahipleri bu durumda doğan yavrunun dişi olması halinde yavruları birbirinden ayırmak zorunda kalıyordu. Ancak Kont Malmesbury’nin ailesi ve diğer İngiliz hayranları Labradorları sahiplenmeye ve soyların devamını sağlamaya devam ettiler.

Sonrasında dünyanın farklı yerlerinde sarı ve kahverengi tüylü Labrador’lar görülmeye başlandı. 1900’lerin başına gelindiğindeyse rengi siyah olan Labradorlar popülerliğini yavaş yavaş kaybetti. Labrador ırkı 1903 yılında BKC ve 1917 yılında AKC tarafından tescillenerek kayıt altına alındı.

1992 yılında ise Labrador Retriever Amerika’nın en popüler cinsi haline geldi. Günümüzde uyuşturucu ve patlayıcı tespitinden arama-kurtarma çalışmalarına, terapi seanslarına varıncaya değin birçok yerde etkin bir şekilde görev almaya devam ediyorlar. 

Uzun kuyruğu nedeniyle Sincap Spaniel olarak da biliniyor: Papillon

Sevgi dolu, sadık, iyi bir gösteri köpeği olan, kökeni 16. y.y. Cüce Spaniel ırkına dayanan itaatkar ve sevimli Papillonlar ilk olarak asil ve zengin kadınlara eşlik edecek bir arkadaş olmak için yetiştirildi. Sonrasında bu canayakın yapısı sebebiyle soylu kadınların yanı sıra Aristokrat kesimin de can dostu olmada gecikmedi. 

Tüccarlar aracılığıyla da kısa zamanda başta Fransa olmak üzere İtalya ve İspanya gibi ülkelerde adından söz ettirdi ve oradaki erken üreme merkezlerinde yetiştirilerek popülerlik kazandı. İlk yetiştirilen köpeklerin kulakları sarkıktı ancak 17. y.y da Kral 14. Louis bilinmeyen bir yöntemle dik kulaklı köpekler geliştirdi. Yeni gelişen bu köpekler kulakları ve yüzüyle beraber bir kelebek silüetini andırdığı için bu köpeklere ve onlarla aynı atayı paylaşan sarkık kulaklı köpeklere “Papillon” ismi verildi. 1915 yılında AKC tarafından tanınarak kayıt altına alındı.

En eski köpek cinslerinden: Rottweiler

Mastiff tipindeki Molossus ırkından gelen Rottweiler’ın atalarının, eski zamanlarda Roma birliklerine eşlik eden, sığır sürülerini ve birlikleri koruyan Romalı çoban köpekleri olduğu düşünülüyor. Romalılar’ın fetihlerine yanlarında bu köpeklerle gittikleri, hatta bu köpeklerle beraber Almanya’da sığır güttükleri görülüyor. Yolculukları sırasında geçtiği bölgedeki farklı cins köpeklerle de çiftleşerek bu yeni ırkın temellerini de oluşturmuşlardır.

1905 yılında Rottweil şehrinde sadece bir tane dişi Rottweiler vardı. Türün nesli artık tükenmek üzereydi. Bu durum fark edilince Rottweiler ırkını yeniden canlandırmak ve üretmek için bir kulüp kuruldu. Ancak kurulan bu kulübün ömrü kısa oldu. Yine de Rottweiler ırkının ilk Alman cins standardının oluşturulmasını sağlamayı başarmışlardı. Irk hakkında belirtilen özellikleri, görünüşü, karakteri ve mizacı ilk belirlenen standart çok az değişikliğe uğrayarak günümüze geldi.

1907’de iki kulüp daha kuruldu. Bu kulüplerden birisinin amacı Rottweiler türünü polis köpeği olarak halka tanıtmaktı. Sonrasında bu iki kulüp 1921’de Allgemeiner Deutscher Rottweiler Klub (Genel Alman Rottweiler Kulübü) adıyla birleşti.

ADRK, II. Dünya Savaşı’ndan da sağ kurtulan köpeklerle beraber çalışmalarına ve eğitimlerine devam etti. Almanya başta olmak üzere Rottweiler köpeğini dünyaya tanıtmak için çaba gösterdi. Rottweiler’a karşı ilgi gün geçtikçe büyüdü. 1931’de Rottweilerlar ilk defa Amerika’ya geldi ve AKC tarafından tanınarak tescil edildi.

En zorlu koşullara bile dayanıklı: Avustralya Çoban Köpeği

Avustralya Çoban Köpekleri, köken olarak aslında Avustralya’dan değildir. Aslen Amerika’da doğmuş ve kısaca “Aussie” olarak nam salmışlar, Amerika’ya Avustralya aracılığıyla gelmişlerdir. Kökenleriyle alakalı en bilinen teori ise 1800’lerde Avrupa’daki Bask halkının Avustralya’ya giderek koyunlarına ve çoban köpeklerine orada baktıkları, onları yanlarında getirdikleri zamana dayanır.

Sonrasında bu halkın çoğunun hayvanlarıyla beraber Amerika’nın batısına taşındığı görülür. Amerikalı çobanlar da Avustralya’dan gelen bu köpekleri Avustralya Çobanı olarak adlandırır ve eskiden yaşadıkları bölgenin adı bir anda isimleri olur. Amerika’nın batısında da Avustralya Çoban Köpekleri sürü hayvanlarını gütmeye devam eder. Bu ırkın meydana gelmesi için hangi köpek ırklarına ihtiyaç olduğu hakkında birçok farklı teori vardır. Yaygın bilgiye göre Avustralya Çoban köpeği Avrupa’nın en iyi çoban köpeklerinin soyundan gelir.

Avustralya Çoban Köpeği 1.Dünya Savaşı sırasında popülerlik kazanmaya başlar. O dönem neredeyse tüm dünya Avustralya Çoban Köpeği ırkından haberdar olur. 1950’li yıllara kadar öne çıkamadıktan sonra rodeolarda, at şovlarında, kovboy filmlerinde ve televizyon dizilerinde kendine yer bulmaya başladı. Popülerlik kazanmalarına rağmen birçok ulusal köpek kulübü tarafından ancak 1900’lü yılların sonlarında tanınmıştır.

Avustralya Çoban Köpeği, 1993 yılında AKC tarafından tanındı ve tescillendi. Bunun yanında eğitimler ile çok yönlü yanları ortaya çıkarılan Avustralya Çoban Köpeği terapi köpekleri, ilaç dedektörleri, hizmet köpekleri ve arama kurtarma köpekleri olarak farklı alanlarda da çalışmaktadır. İnsanlar tarafından her dönem sevilmekte, sadık bir dost ve arkadaş oldukları görülmektedir.

Sevimli dostlarımız hakkında diğer içeriklerimize göz atmak isterseniz:

Yorum yapın

vozol 10000 vozol 12000 vozol 12000 vozol 10000 vozol puff dizipal time