Katar 2022 Dünya Kupası’nın Futbolcu Sağlına Olan Etkileri

Photo of author

By admin

Tabii ki liglere 45 gün ara verilmesinin sebebi 2022 Dünya Kupası, namıdiğer, ‘futbolun en büyük organizasyonu’. Ancak bir Dünya Kupası’nın kış aylarında düzenlenmesi, daha önce hiç deneyimlemediğimiz bir şeydi. 

Bu turnuvanın Katar’da gerçekleşmesi, ev sahibi ülkenin açıklandığı tarihten bugüne dek zaten pek çok yönden tartışıldı. Kimisi turnuvanın Katar’da düzenlenmesine en başından karşı çıkıp maçlar güzel geçse bile tatmin olmadı, kimisi de bunu alışılmışın dışında olumlu bir farklılık olarak gördü. Ancak biz bugün bu Dünya Kupası’nın pek fazla konuşulmayan, bambaşka bir yüzünü ele alacağız.

Aslında Katar’da yaz aylarında yaşanan aşırı sıcaklar nedeniyle maçların Kasım ve Aralık’ta oynanması kulağa mantıklı gelebilir. Ancak…

2022 Dünya Kupası’nın açılış töreninde bir görüntü

Bunun doğurduğu ve pek fazla ele alınmayan bir sıkıntı var: Dünya Kupası’nda mücadele eden futbolcular, turnuvanın ardından kulüp takımlarına yorgun döndüklerinde yoğun lig temposuna nasıl ayak uyduracak? Cevap bekleyen diğer bir soru, turnuvada yer almayan oyuncular, 45 günlük arada formlarını ne kadar koruyabilecek?

Takımlar, bu sıkıntıyı daha önce de yaşamıştı: Covid-19 pandemisi nedeniyle çoğu ülkede liglere ara verilmiş, uzun süre futbol oynanamamıştı.

Koronavirüsün etkilerinin en çok hissedildiği, hepimizin evlere kapandığı o dönemde pek çok ülkede ligler yarıda kalmıştı. Örneğin Süper Lig‘in 2019-2020 sezonunda ülkemizdeki koronavirus tedbirleri kapsamında lig 16 Mart’ta tatil edilmiş 12 Haziran’a kadar hiçbir maç oynanamamıştı. 12 Haziran ile kaldığı yerden devam eden ligde bu 87 günlük ara takımları kötü etkilemiş, pek çok ekip lig yeniden başladıktan sonra önceki formlarından uzak bir görüntü sergilemişti. Futbolcular da eski tempolarını tekrar yakalayabilmek adına çaba gösterirken sakatlık gibi sağlık sorunlarıyla karşılaşmıştı. 

Dünya Kupası için verilen ara ise 45 gün…

Tabii ki bu ara, pandemi için verilen aradan daha kısa. Öte yandan turnuvaya giden oyuncular maç oynamaya devam edecek. Ancak oynayanlar yorgun dönecek; oynamayanlar ise maç tempolarını kaybedecek. Peki biz ligler başladıktan sonra yine tıpkı pandemi arasının ardından olduğu gibi eski formundan uzak ve sakatlıkların daha sık yaşandığı bir futbol mu izleyeceğiz? 

Bu sorulara Acıbadem Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Doçent Doktor Safa Gürsoy ile yanıt arayacağız. Spor ve diz yaralanmaları üzerine uzun süredir çalışan Gürsoy, Amerika’da bulunduğu sürede NBA (National Basketball Association) takımlarından Chicago Bulls’un doktorluğunu da üstlendi.

2022 Dünya Kupası’nın Katar’a verilmesinin ardından oluşan kaygılardan biri hava sıcaklığıydı.

Sıcaklık, sporcu sağlığını olumsuz etkileyen koşulların başında geliyor. Dünya Kupası her ne kadar Kasım – Aralık aylarında düzenlense bile, yüksek tempoya sahip olan bu maçlar yüksek sıcaklıklarda oynanıyor. Hatta Katar, turnuva hazırlıkları kapsamında maçların oynanacağı 8 stada klima sistemi de kurmuştu. Doçent Doktor Safa Gürsoy, bu noktada önemli olanın oyuncuların müsabakanın gerçekleşeceği yere adaptasyonu olduğunu şu sözlerle vurguluyor:

”Hava sıcaklığının 30 derecenin ve nem oranının %60’ın üzerinde olması tüm diğer standartlara ek olarak yorgunluğu arttırıcı bir faktör oluşturur. Buna karşın sporcunun kardiyovasküler ve genel metabolik durumu yerinde ise bu duruma adapte olmasında veya toleransında bir sorun beklenmez. Müsabakaların gerçekleşeceği yer bu sınırların üzerindeyse, güncel yaklaşım turnuva öncesi bu lokasyona, ideali 6-10 gün arası olmak üzere erken gidilerek adaptasyonun arttırılmasını sağlamaktadır. Bu uygulama, örneğin tenis sporunda Avustralya Açık gibi sıcak havada gerçekleştirilen turnuvalar öncesi sporcular tarafından rutin olarak yapılmaktadır.”

Dünya Kupası’nın sıcaklık nedeniyle kış aylarında düzenlenmesi, liglere ara verilmesine de sebep oldu. Ligler, turnuvanın ardından daha sıkışık bir takvimde oynanacak.

Fas – Portekiz maçında sakatlık yaşayan futbolcu Romain Saiss

Hatta Süper Lig’de de hafta içi maçları izleyeceğiz. Yani futbolcuları Dünya Kupası dönüşü yoğun bir maç temposu bekliyor. Kaan Hoca’ya göre bu yoğun maç temposu, sakatlıkları da beraberinde getirebilecek bir unsur: 

”Bilimsel çalışmalarla bir futbolcunun ne kadar dinlenmesi gerektiği, ne sıklıkla maç oynaması gerektiği ilgili kabaca veriler mevcuttur. Fakat bu sık takvimde, özellikle yıldız oyuncuların çok fazla maç kaçırmasının lüks olduğunu da göz önünde bulundurursak, bu veriler ışığında ilerlemek pek mümkün olmamaktadır. Bir sporcunun oyunda kaldığı süre ile sakatlanma riski arasında doğru orantı vardır. Dinlenme aralıklarını maksimize ederek ve sporcunun profesyonel yaşamı benimsemesiyle sakatlıkların sıklığı azaltılabilir. Sakatlık riskini belirlemede, maçlarda aldığı süreler ve maç sıklığı en önemli kriterlerdir. Ayrıca sporcunun maç öncesi kas kütlesi, elastikiyeti gibi parametreleri takip edilerek sakatlık riski açısından öngörülerde bulunulabilir. Ancak bu öngörülerde bulunabilmek için sporcuyu tanımak ve uzun süreli takip gerektirmedir.”

Gürsoy, bu noktada Chicago Bulls döneminde yaşadığı tecrübeleri de şöyle aktarıyor: 

()

”NBA’de antrenman programları, beslenme programları oldukça kişiselleştirilmiş şekilde uygulanmaktadır. Ayrıca sakatlık durumlarında bir sporcunun alabileceği optimal maç süresi doktor raporlarında belirtilmektedir. Rutin sezon öncesi ve sezon içi performans testleri ile takiplerine devam edilmektedir. Sonuçlar sıkı bir şekilde raporlanmakta ve genellikle önerilerin dışına çıkılmamaktadır. Benzer süreçler ülkemizde de güncel ve yaygın bir şekilde uygulanmaya çalışılıyor.”

Kupada mücadele eden futbolcuları konuştuk ancak turnuvada yer almayan futbolcular da var. Onlar da ligde tam form tutmuşken 45 günlük araya gidildi…

2019-20 sezonunda pandemi nedeniyle lige verilen aranın ardından oyuncuların maçlara dönüşte form kaybı ya da sakatlık gibi konularda sıkıntı çektiğini tekrar hatırlatalım. Doçent Doktor Gürsoy, bize 45 günlük aranın lige yeniden hazırlanabilmek için fırsata çevrilebilecek yeterli bir süre olduğunu söylüyor. Bu arayı tıpkı sezon öncesi yaz kampları gibi düşünebiliriz. Yani doğru planlamayı ve antrenman programını uygulayan takımlar avantajlı olacak, diğerleri ise sıkıntı yaşayacak. Zaten ülkemizde de pek çok Süper Lig ekibi bu dönem için hazırlık maçları organize etti. 

FIFA da Dünya Kupası’nda oluşabilecek tüm bu risklerin farkında, çünkü kulüplere milli takımlarında mücadele eden futbolcular için para ödüyor.

2012 yılında alınan bir kararda FIFA (Federation Internationale de Football Association), kulüplerin milli takımlara gönderdiği futbolcuların sakatlanma riskine karşın Kulüpleri Koruma Programı’nı oluşturmuştu. 2022 Dünya Kupası öncesinde de FIFA tarafından yapılan açıklamada Dünya Kupası’nda oynayan futbolcuların, burada geçirdiği her gün için kulüplere 10 bin dolar ödeneceği belirtildi. Tabii ki bu uygulamanın sadece Katar’daki turnuvaya özel olmadığını da hatırlatalım. 

Finalde sözü Kaan Hoca’ya bırakalım. Sporcu sağlığında uzman bir doktorun gözünden Dünya Kupası’nın kasım ve aralık ayında liglere ara verilerek Katar’da düzenlemesi doğru bir karar mıydı?

”Maçların belirli derecelerin üzerinde oynanmasının sporcu üzerinde olumsuz etkileri olsa da, doğru antrenman programı ile etki en aza indirilebilir. Böyle büyük organizasyonlarda sporcular için yeterli fiziksel ortamı sağlamak açısından yeterli teknolojik donanıma sahiptir. Avustralya Açık, Amerika Açık gibi 40-45 dereceyi bulan ve bir maçın 3 saat sürebildiği daha yıpratıcı koşullarda bile sporcular sorun yaşamadan oynayabilmektedir. Burada kilit rol oynayan nokta, sporcunun fizyolojik olarak hazır olması ve koşullara uygun antrenman programı oluşturulması.”

Katar’da düzenlenen 2022 Dünya Kupası’nın sporcu sağlığını nasıl etkileyebileceği konusunu masaya yatırdık.

Evet, bilim artık sporcu sağlığı konusunda çok önemli bir noktada. Ve liglere ara verilen, ardından da maç temposunun yükseleceği bu dönemde antrenman programlarının titizlikle planlaması ve uygulanması gerekiyor. Farklı bir açıdan baktığımız zaman da, organizasyonun bu dönemde düzenlemesinin sporcu sağlığı açısından bir risk oluşturabileceği açık. Çünkü her futbolcu ya da kulüp bu seviyeleri kaldırabilecek durumda değil.

Aslında günümüz futbolunu bana göre en iyi özetleyen ve kullanmayı çok sevdiğim cümle şu: ‘Eskiden arsada olan futbol, şimdi borsada’. Endüstrileşen futbol, futbolcuları daha çok maç oynamaya itiyor. Bunun arkasında da futbol piyasasındaki ekonomik beklentiler ve futbol paydaşlarının imaj hırsları yatıyor. Bugün ele aldığımız konu Katar’daki turnuvanın olumsuz yönlerinden sadece biri. Peki sizce bu dev organizasyonun bir futbol kültürüne bile sahip olduğunu pek söyleyemeyeceğimiz Katar’da gerçekleşmesi ya da gerçekleşmesi için yapılanlar ne kadar doğru, karar sizin. Ancak karar vermeden önce bu içeriklerimize de göz atmanızı öneririm: 

Spor ve bilimin buluştuğu farklı bir içerikte tekrardan görüşmek üzere. 

Spor temalı diğer içerik ve röportajlarımıza da göz atmayı unutmayın. 

Yorum yapın

vozol 10000 vozol 12000 vozol 12000 vozol 10000 vozol puff dizipal time